Akdeniz mutfağına bayılırım..hele Antalya'nın o kendine has piyazına, kabak tatlısına, şiş köftesine..
HABERLER
Ekşi Duyuru
Son Güncelleme (Salı, 30 Kasım 1999 00:00) Administrator tarafından yazıldı. Salı, 08 Haziran 2010 16:45
İstanbul'da Antalya usulü piyaz

(30.05.10 22:47:59) 
(31.05.10 00:30:59) 
(31.05.10 00:42:25) 
Piyazcım'a gitmeye karar verdiyseniz bulması hayli zor olabilir çünkü araçların giremediği ücra bir sokakta ve göze çarpacak bir tabelası da yok. Sık sık sorun yoldan geçenlere.
Edit: Afiyet olsun.
(31.05.10 01:38:16 ~ 01:39:17) Ekşi Sözlük
Son Güncelleme (Salı, 30 Kasım 1999 00:00) Administrator tarafından yazıldı. Pazartesi, 07 Haziran 2010 11:42
istanbul beşiktaşta
antalya yemekleri yapan bir lokanta.
http://piyazcim.com/
özellikle istanbulda yaşayan antalya usulu piyaz hasretliklerine tavsiye edilir.
Sonradan Gurmeler
Son Güncelleme (Pazar, 06 Haziran 2010 21:09) Administrator tarafından yazıldı. Pazar, 06 Haziran 2010 21:00

dikiz aynası
Son Güncelleme (Cuma, 27 Ağustos 2010 23:18) Administrator tarafından yazıldı. Pazartesi, 11 Ağustos 2008 00:42
Siteyi devamlı takip edenler(ki bu ben ve Cem’den ibaret) bilir ki gezip yemek yiyip yazmak bizim şanımızdandır. Daha önceleri Şişköfte ve Antalya piyazı ile ilgili ayrıntılı yazmıştım. Bugün daha da güzel bir rastlantı sonucu İstanbul da bizim piyazı yapan bir küçücük dükkancıktan bahsadeceğim kısaca..
Bayağı zamandır bilip de ya denk gelmediğinden yada biz gittiğimizde yiyecek hiçbir şey kalmadığından lezzet üstüne yorum yapamamıştım. Beşiktaş ilçesinde daha evvel(10 sene olcek) artiiz Sümer Tilmaç tarafından açılan bir Ant. piyazcısı vardı.Ama tarih oldu vesselam..Bugün adını zikredeceğim mekanın adı Piyazcım. Beşiktaş çarşıdan Ihlamur’a doğru giderken sağ tarafta ara sokaklardan birinde. Asmalı Kahve sokak diye geçiyor ama o mahallede oturan 100 kişinin neredeyse 98i sokağı da bilmiyor dükkanı da. Ben bile dükkana kuşuçuşu 600metrede oturmam rağmen ilk 3 aramamda bulamamıştım. Sokağı bulduktan sonra dükkanı bulmak zaten imkansız gibi. Hiçbir tabela veya işaret yok. Ama şimdiden lezzet arayanların durakları arasına girmiş. Elmalı’lı bir genç çift ki bu arkadaşlar mühendis olmakla beraber reklam ajansı işletmekteler. Hem de keyif aldıkları hobilerini nakite çevirmeye çalışmaktalar. Kazanç konusunu çok irdeleyemem ama dükkanın sahibi genç arkadaş , piyazın taratoru için gerekli tahini her zaman Antalya’ya gidip kendisi getiriyor. Bu bile saygı duyulacak bir davranış. Neticede zaten bilinmeyen bir tat için raflarda satılan standart tahinden de yapabilirdi sosu. Meşhur şiş köfteyi de İstanbul’ da tedarik etmenin ve beğendirmenin zorluğundan olsa gerek; oğlak etinden değilde tamamen dana etinden yapmış. Kesinlikle çok güzel yapmış ve yerken ağzınızda dağılıyor şiş köfte. Mekanın iç dekorasyonu masa düzeni vs. hiç girmeyeceğim çünkü zaten dört masa içeride toplam 16 sandalye ile hizmet veriyor. Hizmet veriyor dediğime aldanıp günün her saati gidilesi bir yer sanmayın. Az sayıda müşteriye hizmet vermek taze yapıp taze servis etmek kendi tercihleri. İyi ki de öyle. Dışarıda da açılır kapanır bir masa vardı fakat hem kalabalık olduğumuzdan hemde ramazan günü olması sebebiyle içeri oturmayı tercih ettik. Yemekler biterken tatlı ne var diye yalandan sormama, işletmenin sahibi genç dostum samimiyetle hiçbir şey yok diye cevap verdi. Ben kesinlikle cevizli-tahinli kabak tatlısı bekliyordum ama bu sıcakta servis etmek zor ve yemesi ağır olacağından bir süre ara verdiklerini söylediler. O kadar içten bir yaklaşımları var ki bi akşam alsam 70lik yemyeşil dostumu gitsem, sanmam ki sorun olsun. Zaten alkol ruhsatı olmadığını, bazı özel gruplar geldiğinde kapıları kapatıp derin sohbetlere girdiklerini de samimiyetle anlattılar. Yemekler bitti , ben hemşehrimle sohbete başladım, o bize kendini anlattı, arkadaşlarımla aynı üniversitede okudundan okul geyiği vs. herşey konuşuldu. Çaylar içildi , sigaralar(dışarıda)yakıldı , hanım sıkıldı derken iş hesaba geldi. O kadar keyifle yemek yemeye verilen rakam hakikaten değmeyecek bir miktar. Altı kişi yemek yiyip meşrubat içtik ama altı paket sigara parası ödeyip kalktık. Kalkarkende dışarıdaki masayı iyi ki tercih etmediğimize sevindik. Kapıdaki masada küçük boy meşrubat bardağında soğuk birasını yudumlayan kişinin Şafak Türküsü şairi Nevzat Çelik olduğunu öğrendik. O kadar genç gözükmüştü ki gözüme hiç elli yaşında demezdiniz o kadar acıya eziyete katlanmasına rağmen..
Neymiş efenim , sofra hayatmış..
Bide Buraya Bak
Son Güncelleme (Salı, 22 Haziran 2010 09:58) Administrator tarafından yazıldı. Pazar, 10 Ağustos 2008 23:15
Beşiktaş'taki Saklı Lezzet Cenneti
Akdeniz mutfağına bayılırım..hele Antalya'nın o kendine has piyazına, kabak tatlısına, şiş köftesine..
Diğer Makaleler...
Sayfa 1 / 2











